Sığınmak ... Bir köşe başında yalnızlığın güçlü kollarına.İçinden atamadıklarına kol kanat germek.Tamda insana has birşey aslında olmakla olmamak arasında sıkışıp kalmak.Son durağa vardığımızı sandığımız anda aslında yolun daha yeni başlıyor olması gibi..İnsan olmanın verdiği halet-i ruhiye çöküşler ve içe dönüşler hep bir arayış halı.İnsan en çok neyi arıyor kendinde bir varoluş savaşında neye ulaşmayı amaçlıyor.Sorular ve sorgulayışlar en çok karşısındakine değilde kendine .Hepimizin içsel yolculuğuna varıyor işin sonu.Durup düşünmeye zamanımız yokken,zaman hızlıca akarken,suya yazı yazar gibi unuttuk kendimizi. Kucakladığımız kendimiz,sarıldığımız yine kendi silüetimiz.İnsan en çok kendini özlüyor.Kendine vardığı noktada daha iyi anlıyor bende kalma amacını...Önce sen sonra tüm evren dönüyor dünyayla beraber.Kendine yer aç kendinde sağ kal...
SEVMEK ÜZERİNE Senden öğrendim... Yaprak dökenin ağaç değilde sonbahar olduğunu. Mevsimleri ayırmadan sevmeyi, Zamanı gelince Birşeylerin dahada güzelleştiğini, Beklemenin sabrını, Dost,arkadaş,sırdaş,yoldaş olmayı Çaresizliğe çare aramayı senden öğrendim. Sevmenin erdemini, Bir elmanın yarısı değilde Birlikte tüm olmayı, Acıyan yanlarımızı saklamadan Kusurları örtmeden Saf ve masumca özlemeyi Yarınlara beraber uyanmanın hayalini Seninle öğrendim Sevgilim.